Bu haberi 72. Sayı'da, 18. sayfada bulabilirsiniz.
Bu haber sizden önce 44 kişi tarafından okundu.
BABASI İÇİN ÜRETTİĞİ DAMPERLER HAYATLARINI DEĞİŞTİRDİ “HİDRO-MAK”

BABASI İÇİN ÜRETTİĞİ DAMPERLER HAYATLARINI DEĞİŞTİRDİ “HİDRO-MAK”

 

Cumhuriyetin ilk yıllarında İnebolu halkı genel olarak gemicilik veya kerestecilik yaparak geçimini sağlamaktadır. İnebolu’dan İstanbul’a göç eden Beşer ailesi de en iyi bildikleri iş olan gemiciliğe yönelir. Ailenin büyüğü Ahmet Beşer, İstanbul’da kardeşleriyle birlikte kum çıkarma ve nakliye işleri yapan Kumport şirketini kurar…

 

EV İLE İŞ ARASINDA GEÇEN BİR ÖMÜR

 

Beşer kardeşlerin ortaklığıyla kurulan Kazlıçeşme merkezli firma, kum ticareti yapar. Dönemin en fazla iki katlı İstanbul evleri, denizden çıkarılan, at arabaları veya kamyonlarla inşaatlara taşınan bu kumla inşa edilir… Ahmet Beşer’in üç çocuğundan biri olan Hamdi Beşer, 1927 yılında İstanbul Aksaray’da dünyaya gelir. Babasının yanında işe gidip gelmeye başlayan küçük Hamdi, gençlik yıllarını ağır koşullarda çalışan kum hamallarının halinden ibret alarak geçirir. Başarılı bir öğrenci olan Hamdi, evde ödevlerini tamamladıktan sonra kum ocağındaki getir götür işlerine koşar. Bu durum işiyle evi arasında geçecek bir hayatının habercisi gibidir…

Zamanını iş yerinde geçiren o sessiz küçük çocuk büyüdükçe, kabuğuna sığmayan bir gence dönüşür. İktisat fakültesinde üniversite eğitimini tamamlayan Hamdi Beşer, babasının işini büyütmek ister. Neler yapabileceğini geceler boyu düşünür ve işleri hızlandırıp kolaylaştıracak olan, kamyonlara damper takma fikrini ortaya atar. Fakat o dönemde Türkiye’de damperli kamyon imal edilebileceği düşünülmemekte, Türklerin bu teknolojiyi üretebileceği hayal bile edilmemektedir.

 

İMKÂNSIZLIKLAR, KARARLI GENCİ YILDIRMADI

 

İmkânsızlıklara meydan okuyana Hamdi Beşer, babasının makine ustası Abdullah Özkan ile tüm İstanbul esnafını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç duydukları parçaları temin eder ve uzun geceler süren çalışmalardan sonra, Türkiye’nin ilk damperli kamyonu hazırlamayı başarır. Ürettiği kamyona damperi taktığı gün, bunun sanayicilikteki ilk adımları olduğunun kendisi bile farkında değildir. Kumport bu kararlı gencin çabalarıyla damperli kamyonlarla kum nakliyesi yapan bir şirket halini alır…

Zaman içinde kum şirketlerinden gelen talepler Hamdi Beşer’i damper üretme işine yöneltir. Makinelere meraklı olan Beşer, 1961 yılında babasının yanından ayrılarak İstanbul Yenikapı’da Hidro-Mak şirketini kurar. Beşer ailesi Hamdi Beşer’in çabalarını destekler ve kurduğu Hidro-Mak firmasına ortak olur. Fakat tüm yetkileri, kendini kanıtlamak isteyen bu gence bırakır. Bu güveni boşa çıkarmayan Hamdi Beşer, aynı yıl içinde Sefaköy’e taşınan tesislerde Türkiye’nin tamamı yerli ilk damperli çöp kamyonunu üretir. 1977 yılına gelindiğinde Türkiye’de yapılması dahi hayal edilemeyen ilk sıkıştırmalı çöp kamyonunu yapar. Hidrolik arka kapak, vinçli kamyon, hurda balyalama presi gibi hidrolik makineler ve birçok araç üstü ekipmanı Türkiye’de üreten ilk isim olur. Hayatı; “çalışmak ve üretmek” olarak nitelendiren Hamdi Beşer ömrünü işine adar. Öyle ki işi için 55 yaşında Almanca, 80’li yaşlarında bilgisayar kullanmayı öğrenecek kadar… Hamdi Beşer’in işe olan tutkusu nedeniyle evin tüm sorumluluğunu eşi Hatice Nesrin Beşer üstlenir. İlk çocuğu Reyhan doğduğunda bu fedakarlığının ödülünü aldığını düşünen Nesrin Beşer’in sırasıyla dünyaya gelen Feyhan, Berna ve Ahmet ile bu sorumluluğu katlanır. Çocuklarının eğitimiyle tek başına ilgilenmek zorunda kalan Nesrin Hanım, kazanılanın işe yatırıldığı bir ortamda evini çekip çevirir.

 

AHMET BAZMANOĞLU ŞİRKETE DAHİL OLUYOR

 

1976 yılında Hidro-Mak serüveni başlayan Ahmet Bazmanoğlu, Hamdi Beşer’in dört çocuğunun en büyüğü olan Reyhan Hanım ile evlenir. Hamdi Beşer’in bir yurt dışı seyahati öncesinde “Fabrikaya yokluğumda birkaç gün bakar mısın?” teklifiyle makineciliğe başlayan ve 34 yılını bu işe adayan Ahmet Bazmanoğlu, kayınpederini Türkiye’nin önemli değerlerinden biri olarak görüyor. Reyhan Hanım ile evlenmesinden sonra çeşitli şirketlerde mesleğini sürdüren Ahmet Bazmanoğlu, kayınpederinin isteği ile makineciliğe soyunur. Mimarlık son sınıf öğrencisiyken Hamdi Beşer ile Divan Otel’de bir sabah kahvaltısında tanışan Ahmet Bazmanoğlu, kayınpederini; ayrıntılara dikkat eden, kararlarını ölçüp-biçerek alan, mükemmeliyetçi bir insan olarak nitelendiriyor. Ahmet Bazmanoğlu ile Hamdi Beşer, damat-kayınpeder olmanın ötesinde Hidro-Mak için en iyisini isteyen ve şirket için her şeyini veren iki ayrı kişilik. İşle ilgili konularda çok ciddi fikir ayrılıkları yaşadıkları dönemler olduğunu söyleyen Ahmet Bazmanoğlu, “Yan yana odalarda üç ay konuşmadan çalıştık.” diyor ve ekliyor “Hayatını işine adayan bir insanla bayram buluşmalarımızda dahi üzerine konuştuğumuz tek konu işimizdi.”

 

İŞLER BÜYÜYOR, HİDRO-MAK İHRACATA YÖNELİYOR

 

Ahmet Bazmanoğlu’nun katıldığı senelerde Hidro-Mak adından söz ettirmeye başlayan bir şirket halini alır. Hamdi Beşer, babasının Abdullah ustası ve teknik müdürü Nubar Terziyan ile durmak dinlenmek bilmeden çalışmasının karşılığını o yıllarda almaya başlar. 1977 yılında yıllık bin damper üretim kapasitesine ulaşan Hidro-Mak, 1980’li yıllara gelindiğinde Türkiye’de dahi fazla bilinmeyen hidrolik sıkıştırmalı çöp kamyonlarını ihraç etmeye başlar. 1986 yılında Hadımköy’da fabrika kurma kararı alan Hamdi Beşer, 1991 yılında Hadımköy’de üretime başlayan tesisin kuruluşuna yönelik tüm işlerle yakından ilgilenir. Hadımköy tesisinin kurulma fikrinin doğuşunu; “1986 yılında Hadımköy’de fabrikası olan Rüştü Bey, ortak iş yapmayı teklif etti. Rüştü Bey’in davetiyle fabrikasını görmek için kayınpederim Hamdi Beşer ile atladık arabaya, üç saatlik yolculuktan sonra kuş uçmaz kervan geçmez bir yere geldik. Tesisi gezdik ve ortak olamayacağımızı söyleyerek geri döndük. Dönüş yolunda Hamdi Bey burada bir tesis kurmayı düşündüğünü paylaştığında şiddetle karşı çıktım. Fakat bölgenin bugün geldiği noktayı gördüğümde yanlışa düştüğümü daha iyi anlıyorum.” şeklinde paylaşıyor Ahmet Bazmanoğlu. 1991 yılında itibaren iki ayrı tesisle çalışmalarını sürdüren Hidro-Mak, 1999 yılında devletin bazı kurumları ile yaşadığı sorunlar sebebiyle sıkıntıya düşer. Sefaköy’deki fabrika kapanır. Tüm makineler Hadımköy’e taşınır. Birkaç yıl içinde büyük zorluklar aşılır ve işler tekrar rayına oturur. Fabrika büyümeye ve işler artmaya başlar. Farklı üretim alanlarında çalışmalar yapılır. Hidro-Mak kalitesini kanıtlar ve dünyada bilinir bir marka halini alır. 2003 yılında rahatsızlanan Hamdi Beşer, firmayla ilgili her konuda bilgi sahibi olsa da işlerden uzaklaşmaya başlar. Felç geçirmesine rağmen çalışmaya ara vermeyen Beşer, ömrünün sonuna kadar Hidro-Mak’ı büyütmeyi düşünür. 2010 yılında 83 yaşında vefat eden Hamdi Beşer Türk sanayisinin duayen isimlerinden biridir.

 

ULUSLARARASI STANDARTTA, DÜNYAYA AÇILAN ŞİRKET

 

1970’li yıllarda belediyelerle çalışmayan başlayan şirketin ürettiği çöp kamyonları Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veriyor. Devletten destek almadan 50 yılı geri de bırakan Hidro-Mak, kendi kaynaklarıyla büyüyen bir şirket. Hidro-Mak bugün Rusya’dan Güney Afrika’ya; İtalya’dan Azerbaycan’a; Portekiz’den Suudi Arabistan’a kadar 40’a yakın ülkeye satış gerçekleştiren bir dünya şirketi konumunda. Toplam imalatının yüzde 60’ını yurt dışına ihraç eden Hidro-Mak, uluslararası standartlardaki üretim gücüyle tüm dünyada kabul görüyor. Hidro-Mak, bugün Hamdi Beşer’in oğlu Ahmet Beşer ve Ahmet Bazmanoğlu ikilisi tarafından yönetiliyor. Üçüncü kuşağında da yavaş yavaş görev almaya başladığı Hidro-Mak, özellikle katı atık taşıma ve toplama ekipmanları konusunda dünyanın önde gelen firmalarından biri olmayı hedefliyor.

Kaynak: Makine İhracatçıları Birliği Moment Expo Dergisi


TÜM HABERLER