528 yılında inşa edilen yapı, şehrin önemli sembolleri arasındadır.
1204 yılında ki çok büyük hasara uğramış olan kule daha sonra 1348 yılında “İsa Kulesi” adıyla yığma taşlardan Cenevizliler tarafından yeniden yapılmıştır. 1348 yılında inşaatı bitmiş ve kentin en büyük binası olmuştur. Galata Kulesi 1445-1446 yılları arasında inşa edilerek tekrar yükseltilmiştir. Galata Kulesi Türk’lere geçtikten sonra her geçen yüzyıl yenilenmiş ve tadilat, bakımı yapılmıştır. 16. yüz yılda Kasımpaşa da tersanelerde çalıştırılan Hristiyan savaş esirlerini burada da yatırmışlardır.
17. yüz yılın ilk yarısında IV. Murat döneminde Hazarfen Ahmet Çelebi ok meydanında uçuş eğitimleri yaparak tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takmış ve 1638 yılında Galata Kulesi’nden atlayıp uçmuştur ve bu uçuş Avrupa da büyük ilgi görmüştür. 1717 yılında Galata Kulesi yangın gözlem evi olarak kullanılmıştır. Fakat III. Selim döneminde çıkan bir yangından dolayı Galata Kulesi’nin büyük bölümü yanmıştır. Yangından sonra onarılan kule 1831 yılında çıkan başka bir yangınla yine hasar görmüş ve onarılmıştır. 1875 yılında fırtına da devrilmiş ve 1965 yılından onarıma başlanıp 167 yılında bitirilerek Galata Kulesi bugünkü görünümünü elde etmiştir.
Galata Kulesi efsaneleri arasında yer alan belki de en ilginç efsane, en eski olanıdır. Bu efsaneye göre Romalılar şuna inanıyorlarmış: Eğer bir kadın ve erkek, Galata Kulesi’ne ilk kez birlikte çıkarlarsa, onlar mutlaka evlenirler… Ama çiftlerden biri daha önce kuleye çıktıysa (başkasıyla ya da tek başına fark etmez), bu tılsım bozulurmuş…











