Hiç dostun oldu mu?
Her önüne çıkan mı oldu dostun?
Hep seni anlayan, sırtında taşıyan mı oldu hep dostun?
Hiç baktın mı o seni sırtında taşıyan, dost dediğin sana neden dost dedi? Neden hep sırtında taşıdı acaba?
Bazen insan dostunu seçerken geçmişinden kalma özlemleri sizde bulur. Bazen hayata tutunmanın gücünü sizden alır. Ve siz hala bunları görmeden o insanın sırtından geçinmeye çalışırsanız. Bu dostluk değildir.
Eğer dost dediğiniz insanlara yüreğinizden ısınmamışsanız ve onların bütün davranışlarına katlanma gücünüz yoksa! Etraflarında olan kim varsa, hatta sizin sevmedikleriniz de varsa; eğer siz bu istemediklerinize gönülden katlanamıyorsanız siz dost değilsiniz.
Dostluk o olmasın, senden gitsin de bak ben sana canımı veririm değildir. Ya da gidenin, o giderse gelirim ve sana ölümüne dost olurum demesi değildir.
Zaten hayatta sana dokunmayan, maddi bir çıkar almayan biri size zarar veren değildir. Fikirler ve gidilen yollar mutlaka farklıdır. Düşünceler de farklıdır. Fakat insanlara müdahale, hele hele dostun etrafına hüküm zarar, hakaret görmemişseniz etkileme isteme hakkınız da yoktur.
Allah hayatı sevgi, saygı, itaat ve görevler üzerine kurmuştur. İnsan bunları payına düşeni kadar yaparsa ne dostunu kullanmış olur, ne de insanları kırmış olur.
Dost yıllardır tanıştığınız, çalıştığınız insan olmayabilir. Dost sizi derinden anlayan bazen siz olmayı bilen ve daima biz olmayı başarandır. Aynı mekanda ve zamanda sevgi, saygı ve sabırla; her tür fikir paylaşımını kırmadan, dökmeden yapabilendir.
Laf ile tekrar gönülden bulmadı mı ikrara
O tavırda mutlaka bir çıkar yatar…
Kan bağıyla değil, ama yürekten bağlı olduğumuz insanlar vardır…
Güven verirler bize … Tıpkı bir boşlukta yürürken, arkandan geleceğini bilerek, korkusuzca yürümek gibidir onlarla dost olmak…
Huzur verirler, sımsıcak gülümsemeleriyle içinizi ısıtırlar…
Ne zaman yanında olsanız, en güzel sözcüklerle karşılarlar…
Çeşmeden dökülen su gibidir, onların konuşmaları…
Adeta kılı kırk yararlar, sizi kırmamak için.
Cesaret verirler… Herkes arkasını dönse, onlar arkasını dönmez.
Söylediğiniz her şey, sırdır… Sakın söyleme diye, tembih etmeye gerek yoktur hiçbir şeyi…
Umutsuzluk yoktur onların yüreğinde.
Her olayı, hayırla karşılarlar.
Onlar her zaman çok yakınınızda olamasa da, varlıkları bile huzur vermeye yeter insana…
Kısacası bizde dostluk nedir bilir misin?
Birbirinin sıkıntılarına yol göstermek,
Onun için, dua etmek,
Yokluğunda üşümek demektir…
Tıpkı mart ayının soğuğunu, mayıs ayının yeni açmış badem çiçeklerine döndürmek gibidir…
Onlar ailemizin içine kattıklarımız, sabırla, emekle büyüttüğümüz can bağlarımızdır… Gerisini siz düşünün…
Sevgi ve ışıkla…











